12 Bin Çocuk Kütüphanede Kitaplarla Buluştu

 

Çocuk Kütüphanelerinin Başat Sorumlulukları Var

Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) Müdürü Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer, TRT Erzurum Radyosu “Doğunun Sesi” programına katılarak çocuk edebiyatı ve üniversitemiz “Çocuk Kütüphanesi”yle ilgili bir söyleşi gerçekleştirdi.

Rr

Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinin yaklaşık bir yıl önce açıldığını kaydeden Dr. Çer; kütüphanede sanatçılar tarafından hazırlanmış nitelikli çocuk edebiyatı yapıtları bulunduğunu kaydetti.

1

 

Çocuklar Erken Dönemde Nitelikli Edebiyat Yapıtlarıyla Buluşturulmalı

Çocuklarda okuma kültürünün erken çocukluk döneminde başladığını belirten Dr. Çer; çocuk edebiyatı kavramını şu sözlerle açıkladı:

‘’Sanatçılar tarafından nitelikli ve düzeye uygun olarak hazırlanan, çocukların bir aylık evreden başlayarak kitaplarla buluşmasını sağlayan yapıtlara çocuk edebiyatı diyoruz. Çocuk edebiyatı aynı zamanda çocuğa; yaşama, insana, doğaya ve vatana yönelik duyarlılık kazandırmaya çalışan edebiyatın genel adıdır.’’

 

Çocuk Gerçekliği Bütün Dünyada Evrenseldir

Çocukların ilk aydan başlayarak yazılı kültür ürünleriyle tanıştırılmasının önemine vurgu yapan Dr. Çer; ‘’Nitelikli çocuk edebiyatı yapıtlarında karakterler; problemlerini iletişim yollarını kullanarak çözer. Çocukların daha çok maruz kaldığı televizyon kültüründe ise çocuklar sıklıkla sorunlarını şiddet ve saldırganlık öğesiyle çözüyorlar. İşte bu olumsuz durum, çocukların ileriki yaş dönemlerinde akranları arasında kabul edilebilirliğini olumsuz bir biçimde etkiliyor.

Biliyoruz ki çocuk edebiyatı yapıtları bir aylık evreden başlayarak on sekiz yaşına kadar olan evrede çocukların dil gelişimine, bilişsel, sosyal ve kişilik gelişimine katkı sağlıyor. Çocuklarda dil gelişimi çok önemli; çünkü bizler kavramlarla düşünürüz ve kavramların temelinde de sözcükler vardır.

Çocuk gerçekliği bütün dünyada evrenseldir. Eğer çocuğu toplumdan ve kültürden soyutlarsanız ortaya çocuğun kendi gerçekliği çıkar. Anne ve babalar, öğretmenler çocuğun doğasını bilmek zorundalar. Çünkü çocuğun doğuştan getirdiği merak ile keşfetme dürtüsü var. Çocuklar her şeyi tanımak bilmek isterler. Üç yaşındaki bir çocuk günde ortalama yüz soru sorarken okula başlayan çocuk bir soru bile sormuyor; bunun temel nedeni erken dönemde bilme tanıma öğrenme dürtüsünün güçlü olmasıdır. Bütün bu nedenlerle çocukların nitelikli çocuk edebiyatı yapıtlarıyla en erken dönemden başlayarak tanıştırılması gerekir.

Kütüphanede parmak sallayan kitaplara gereksinimimiz yok, yazarların öğüt ve emir temelli birtakım bileşkelerle düşüncelerini aktardıkları ideolojik kitaplara gereksinimiz yok. Yazarların özellikle öğretme ve belletme anlayışıyla çocuklara seslendikleri kitaplara bizim kütüphanemizde yer yok. Yazarın sorunları şiddetle çözdüğü karakterler yarattığı kitaplar kütüphanemizde yok!’’  dedi.

3

Çocuk Kütüphanelerinin Başat Sorumlulukları Var

Ülkemizdeki çocuk edebiyatının yerine de değinen Dr. Çer; ‘’Ülkemizde çocuk edebiyatı 1970’den başlayarak gelişmeye başladı. Çocuk edebiyatı daha emekleme aşamasında; çocuğun adı var ama kendisi yok. Bu alanda eleştirmenlere, yazarlara özellikle çocuk edebiyatının bilimsel olarak yapılandırılması sağlayan kurumlara gereksinmemiz var. Bunların ilki 2000 yılında Prof. Dr. Sedat SEVER öncülüğünde Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi ile (ÇOGEM) açıldı. Biz de Amasya Üniversitesi bünyesine 2018 yılında kurulan Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) ile bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz.’’ cümlelerini kaydetti.

Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinin salt çocuklara, anne ve babalara seslenmediğini belirten Dr. Çer; ‘’Bizim bir hedef kitlemiz var; öğretmen adayı öğrencilerimiz. Onlar da geleceğin öğretmenleri olacaklar. Atandıklarında öğrencileri onlardan kitap istediklerinde en az elli kitabı biliyor olacaklar. Çünkü Çocuk Kütüphanesinde her gün gelip kitap okuyorlar.’’ ifadelerini kullandı.

Dr. Çer son olarak ‘’TRT Erzurum Radyosu bugün bizlere stüdyolarını açtı. TRT Erzurum Radyosuna ve bu programın sunucu ve yapımcısı Hande Zeynep Şengül hanıma da sonsuz teşekkür ediyorum.’’  dedi.

4

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü